Ana içeriğe atla
logo
logo
  • GÜNDEM
  • DÜNYA
  • EKONOMİ
  • SPOR
  • ANALİZ
Türkçe
English
BHSC
Pусский
Français
العربية
Kurdî
کوردی
Shqip
فارسی
македонски
Bahasa Indonesia
Español
logo

Değişen Dünyanın Habercisi

next-sosyalX/TwitterFacebookYouTubeInstagram

KURUMSAL

  • Tarihçe
  • Künye
  • Kalite Yönetim
  • Yayın İlkeleri
  • Habercilik ve KVKK İlkeleri
  • Sosyal Medya İlkeleri
  • Logolar
  • Gizlilik ve Çerez Politikası
  • Aydınlatma Metni
  • Yasal Uyarı
  • AA WhatsApp Kanalları
  • RSS
  • Gündem

İLETİŞİM

  • İletişim
  • Abonelik Talepleri
  • Yurt İçi Bürolar
  • Yurt Dışı Bürolar

Anadolu Ajansı © 2026

Google PlayApp Store
İsrail’in Gazze saldırıları

Ulaştırma ve Altyapı Bakanı Abdulkadir Uraloğlu, İstanbul’da “Ulaşım ve Altyapıda Türkiye Yüzyılı Zirvesi” kapsamında düzenlenen panele katılıyor.

Maltepe'de kısmi çökme meydana gelen 7 katlı binanın enkazında arama kurtarma çalışmaları sürüyor

Analiz

Suriye'de yeni dönem ve İran'ın geleceği

Bugüne kadar sadece tartışmalı “danışman” sıfatıyla Suriye’de askeri varlık gösteren İran’ın açıktan asker göndermeye niyetlenmesi, iç savaşın başından beri ortaya koyduğu Suriye siyasetinde derin bir kırılmayı gösteriyor.
Dr. Mustafa Caner
06 Aralık 2024•Güncelleme: 06 Aralık 2024
Suriye'de yeni dönem ve İran'ın geleceği
İstanbul

Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsü Öğretim Üyesi Dr. Mustafa Caner, Suriye'deki yeni konjonktürün İran'ın bölgesel siyasetini nasıl etkileyeceğini AA Analiz için kaleme aldı.

***

Suriye muhalefetinin 27 Kasım’da başlattığı Halep operasyonu sonrasında Astana süreciyle tescillenen ve çerçevesi çizilen statüko geçersiz hale geldi. Siyasi, ekonomik, sosyal, tarihsel ve kültürel açıdan sadece Suriye’nin değil tüm Orta Doğu’nun en önemli şehirlerinden biri olan Halep'in Beşşar Esed rejiminin elinden alınması İran’ın Suriye siyasetinin, yıllardır yaptığı yatırımın ve jeopolitik projeksiyonlarının ağır bir darbe alması anlamına geliyor.

İran’ın siyasi ve askeri elitleri için yaşanan bu şok durumu, bir süredir öngörülen ve kısmen beklenen bir gelişmeydi. Ancak şokun şiddetini belirleyen, sürecin sonucundan ziyade hızı ve kapsamı oldu. Bundan sonraki süreçte İran’ın seçenekleri oldukça sınırlı görünüyor. Suriye’nin asli bir parçası olduğu bölgesel siyaset ile ABD'nin ana belirleyicilerinden olduğu daha geniş uluslararası siyasetin birbirini şekillendirecek muhtelif veçhelerini birlikte düşünmek gerekiyor.

Tahran-Şam hattında yeni dinamikler

Özellikle 7 Ekim sonrası süreçte Şam rejiminin kendi pozisyonunu koruyabilmek adına çok dikkatli bir denge siyasetini hayata geçirmesi gerekti. Bu durum, Esed'in Suriye iç savaşının başlamasından yıllar sonra pek çok aktör nezdinde yeniden tanınırlık elde etmesi, Avrupa’nın açıktan, ABD ve İsrail’in ise gizli görüşmelerle Esed rejimiyle yeni bir düzlemde angajmana girmesi sonucunu doğurdu. Esed’e uzanan bu eller en çok İran'ı rahatsız etti ve yönetim kendisinden koparılması tehlikesine karşı Esed üzerindeki baskısını artırdı.

Esed, mayıs ayında beklenmedik bir şekilde Tahran’ı ziyaret ederek İran lideri Ayetullah Ali Hamaney ile görüştü. Bu görüşmeden sonra Esed, teamüllere aykırı bir şekilde Hamaney'in X hesabı üzerinden yaptığı paylaşımlarla hizaya çekilmeye çalışıldı. Paylaşımında “Batı ve takipçileri Suriye’yi savaşla yıkmaya çalıştılar ve başarısız oldular. Şimdi de tutmayacakları sözler vererek aynı şeyi yapmak istiyorlar” diyen Hamaney, Esed’i İran hattında kalması konusunda uyarıyordu.

Ancak Esed, İran ve İsrail arasındaki denge siyasetine devam etti. 7 Ekim sonrası süreçte İsrail’e karşı birkaç jenerik ifade dışında hiçbir söylemi olmadı. Topraklarının bombalanmasına ve hatta Kuneytra’da İsrail askerlerinin sınırdan içeri girmesine bile ses çıkarmadı. Öyle ki Lazkiye’deki silah depolarının İsrail tarafından vurulmasının ardından İran’a yakınlığıyla bilinen kardeş Mahir Esed’in İsrail’e tepkisizliği sebebiyle ağabeyine karşı bilendiği ve aralarında ciddi kavgaların olduğu da iddia edildi.

Esed, İsrail’e tepki vermese de İran yörüngesinden de tam olarak çıkamadı. Esed'in denge siyasetinin son kullanma tarihi yaklaştı. Türkiye’nin uzattığı eli de yine İran’ın baskısıyla sıkmayan Esed, bu süreçte İran’a tamamen mecbur kaldı ve böylece her türlü çıkış biletini de kendi eliyle yaktı. Geriye kaçınılmaz sonun beklenmesi kaldı. Muhalifler son aylarda Halep üzerine bir operasyon için hazırlıklarını yoğunlaştırmışlardı. Esed rejimi ve İran destekli Şii milisler de buna karşılık olası bir Halep operasyonuna karşı tahkimat yapıyordu. Ancak 27 Kasım'dan itibaren yaşananlar bu mütevazı tahkimatın etkisizliğini gözler önüne serdi.

Tahran’ın seçenekleri

Suriye rejiminin İran için ne kadar vazgeçilmez olduğu üzerine bugün oldukça geniş bir literatür mevcut. Bu sebeple, bundan sonraki süreçte İran’ın Esed rejimini ayakta tutmak adına başvurabileceği son derece sınırlı seçeneklere odaklanmak gerekiyor. İran’ın Şam rejimine en etkili desteği, Afganistan, Pakistan, Irak ve Lübnan kaynaklı milis güçleriydi. Ancak bu kez Hizbullah seçeneği devrede değil. Ateşkese rağmen hem İsrail’in saldırıları kesilmedi hem de Gazze’de savaş devam ediyor. Üstelik Hizbullah savaş yorgunu ve lider kadrosu da İsrail tarafından yok edildi.

Yani, Şii milisler zayıf ve güçlü bir koordinasyondan mahrum durumdalar. Zira, İran’ın da komuta kademesi geçtiğimiz yıllardaki suikastlarla oldukça sarsıldı. İran en önemli kaybını 2020’de İran Devrim Muhafızları Ordusu'na bağlı Kudüs Gücü Komutanı General Kasım Süleymani'nin öldürülmesiyle verdi.

Bozulan İran ekonomisi de milislerin iaşesini sağlamayı zorlaştırıyor. Bunun yanında, bu sorunlar olmasa dahi Suriye sahasındaki milisler sayıca yeterli değil. Irak’tan Haşdi Şabi unsurlarının Suriye'ye geçişi ise zor ve sahadaki dengeleri değiştirecek bir nitelikte değil.

Öte yandan, şu anda sebepleri çok yönlü ve tartışılabilir olmakla birlikte Rusya’nın da Esed’in ihtiyacı olan askeri desteği vermediği görülüyor. 2015'te Esed’i kurtaran Rusya’nın müdahalesiydi. İran’ın o zamanki askeri desteği tek başına yeterli olmamıştı. Şu anda da İran’ın Rusya olmadan Esed'e desteğinin sahada fark yaratmayacağı ortada.

Bütün bu zorlukların içinde İran Dışişleri Bakanı Abbas Erakçi, Suriye’ye asker gönderme seçeneğini masaya getirdi. Bugüne kadar sadece tartışmalı “danışman” sıfatıyla Suriye’de askeri varlık gösteren İran’ın açıktan asker göndermeye niyetlenmesi, iç savaşın başından beri ortaya koyduğu Suriye siyasetinde derin bir kırılmayı gösteriyor. Ancak bu seçeneğin de eksileri bir hayli fazla.

Öncelikle, İran’ın kendi askerlerinin Suriye’de savaşmasını ve muhtemel kayıplarını İran toplumuna açıklaması zor. Zaten toplum en başından itibaren ekonomik krizin de etkisiyle mali kaynakların İran dışında, hem de İran’a sınırı da olmayan Suriye, Lübnan ve Yemen gibi yerlerde harcanmasına tepkiyle yaklaşıyor. Buna askeri can kayıplarını eklemek ağır bir yönetim krizini gündeme getirebilir ve içerideki toplumsal fay hatlarını tetikleyebilir.

Diğer taraftan İran askerlerinin Suriye’de savaşması, ABD ile askeri çatışma riskini yükseltir. Irak’tan Suriye’ye geçmeye çalışan milisler ABD’nin hedefi oldu. Aynı durumun İran askerlerinin de başına gelmesi muhtemel. Zira, İsrail’in Suriye’de İran’ın askeri varlığına olan yaklaşımı ortada ve ABD’yi bu konuda ikna etmesi hiç de zor değil. Ayrıca ABD'nin seçilmiş başkanı Donald Trump dönemine yumuşak bir geçiş yapmak isteyen İran’ın böylesine büyük bir risk alması sarsıcı sonuçlara gebe olabilir.

İran için en makul seçenek Türkiye’nin, Suriye'deki yeni konjonktürdeki ağırlığını takdir ederek masada da bununla mütenasip bir pozisyondan müzakere etmek olacaktır. Kısacası, artık Astana mutabakatı sahada geçersiz kılındı. Ancak bu durum yeni bir siyasi müzakere zemininin kurulması ihtiyacını gündeme getiriyor. Suriye’nin geleceğinde savaş ve yıkımın mı yoksa diplomasi ve ihyanın mı belirleyici olacağında biraz da İran’ın akli mi yoksa duygusal mı hareket etmeyi seçeceği belirleyici olacak.

[Dr. Mustafa Caner, Sakarya Üniversitesi Ortadoğu Enstitüsünde Öğretim Üyesidir.]

* Makalelerdeki fikirler yazarına aittir ve Anadolu Ajansının editoryal politikasını yansıtmayabilir.

İlgili Konular:
TürkiyesuriyeİranHalepEsed rejimiBeşşar Esedali hamaney
Haberi Paylaş

Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.

Abonelik İşlemleri

Ombudsman'a Ulaş

Bu haberde bir hata mı var? Her türlü talep, şikâyet ve görüş için okur temsilcimize ulaşabilirsiniz.

Başvuru Yap
Önceki
Sonraki
Önceki
Fransa'da siyasi deprem: Hükümetin düşmesi ne anlama geliyor?

Fransa'da siyasi deprem: Hükümetin düşmesi ne anlama geliyor?

Sonraki

Baltık Denizi'nde sabotaj: Yeni savaş sahası deniz altı mı?

Baltık Denizi'nde sabotaj: Yeni savaş sahası deniz altı mı?

EN SON

Tutuklanan eski Alman istihbaratı başkanının ABD'de İsrail lobisiyle ilişkisi gün yüzüne çıktı

BAE Uzay Ajansı: Uzay kaynaklarının işletileceği yeni döneme giriliyor

Türk girişimin "uzay kara kutusu" projesi ödül getirdi

Sokullu Mehmet Paşa İlkokulu 151 yıllık tarihiyle eğitime ışık tutuyor

AP üyesi Kennes, Batı'nın desteği sürdükçe İsrail'in soykırım ve işgalinin devam edeceğini söyledi

ODTÜ'nün Ay aracı CHERI'nin 2030'da fırlatılması planlanıyor

İsrail'in Gazze saldırılarının yol açtığı çevresel ve maddi zarar 77 milyar doları aştı

Tümünü Gör
podcast PODCASTTÜMÜNÜ GÖR
İsrail, Gazze’de yapay zekayı nasıl bir silaha dönüştürdü?
Bir bakıştaBir bakışta
İsrail, Gazze’de yapay zekayı nasıl bir silaha dönüştürdü?
İklim krizinin en büyük darbesi: Biyolojik çeşitliliği kaybedince ne olacak?
Çevre hakkında konuşmalıyızÇevre hakkında konuşmalıyız
İklim krizinin en büyük darbesi: Biyolojik çeşitliliği kaybedince ne olacak?
İsrail’de Soykırımcı Netanyahu karşıtlığı siyasi bir alternatife dönüşebilir mi?
Analiz ve görüşlerAnaliz ve görüşler
İsrail’de Soykırımcı Netanyahu karşıtlığı siyasi bir alternatife dönüşebilir mi?
Güç ve merkeziyetçilik arasında Afrika Boynuzu’nda yeni cepheleşme
Analiz ve görüşlerAnaliz ve görüşler
Güç ve merkeziyetçilik arasında Afrika Boynuzu’nda yeni cepheleşme

İLGİLİ HABERLER

'Suriye toplumu radikalizmi dışlayacak'

'Suriye toplumu radikalizmi dışlayacak'

Türk ve ABD uçakları DAEŞ hedeflerini vurdu

Türk ve ABD uçakları DAEŞ hedeflerini vurdu

Esed yine sivilleri hedef aldı

Esed yine sivilleri hedef aldı

'Suriye'de kanunlar sadece güçsüzlere uygulanıyordu'

'Suriye'de kanunlar sadece güçsüzlere uygulanıyordu'

Fitch'ten Türkiye açıklaması

Fitch'ten Türkiye açıklaması

Halep'te 40 DAEŞ militanı öldürüldü

Halep'te 40 DAEŞ militanı öldürüldü

Hollanda'nın Türkiye kadrosu belli oldu

Hollanda'nın Türkiye kadrosu belli oldu

'Çin'deki kriz Türkiye'yi üretim üssü yapabilir'

'Çin'deki kriz Türkiye'yi üretim üssü yapabilir'

DAEŞ zulmü, 70 bin kişiyi evinden etti

DAEŞ zulmü, 70 bin kişiyi evinden etti

Avusturya 5 bin sığınmacının yarısına barınma imkanı verebiliyor

Avusturya 5 bin sığınmacının yarısına barınma imkanı verebiliyor