İsrail merkezli Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, İsrail güçlerinin müdahalesizliği nedeniyle Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin Batı Şeria’daki saldırıları arttı.
Gazeteye göre, ne İsrail ordusu, ne de polis veya iç istihbarat teşkilatı Şin-Bet (Şabak) Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırı ve ihlallerine yönelik yasaları uyguluyor.
Bu nedenle Batı Şeria’daki gasbedilen Filistin topraklarındaki yasa dışı yerleşim birimlerinde kalan aşırılık yanlısı gruplar, "kanunları kendi ellerine almış" durumda. Batı Şeria’da istedikleri gibi hareket eden bu saldırgan gruplara İsrail ordusu ise müdahale etmek yerine onlara güvenlik sağlıyor.
Batı Şeria’da Filistin toprakları üzerinde İsrail’in de kanun dışı kabul ettiği 100’e yakın kaçak yerleşim yeri ve çiftlik bulunuyor.
İsrail ordusu, Tel Aviv yönetiminin de yasa dışı olarak kabul ettiği bu kaçak yerleşim yerlerini kaldırmak yerine, konuşlanmalarını genişletmek, pahalı teknolojileri, istihbarat toplama sistemlerini ve savunma kaynaklarını onları korumak için kullanıyor.
Gazeteye göre, İsrail güçlerinin Filistinlilerin köylerine saldıran, araçlarını, evlerini yakan bu saldırganları ne gözaltına alıyor ne de haklarında herhangi bir iddianame hazırlanıyor.
Gazete, İsrail ordusunun Filistinlileri hedef alan saldırgan gruplar üzerindeki kontrolünü kaybettiğini ve ordusunun bu gruplar için özel bir güvenlik şirketine dönüştüğünü yazdı.
Habere göre ordu giderek daha fazla sağcı siyasetçiler adına hareket ediyor.
Çünkü bu durum, Savunma Bakanı Yisrael Katz’a seçmenlerine "Orduya ben talimat verdim." deme fırsatı sunarken, Maliye Bakanı Bezalel Smotrich’e de "zafer planının" bir başka evresinin askerler eliyle yürütüldüğünü keyifle izleme imkanı veriyor.
İsrail'in Gazze Şeridi'ne saldırı başlattığı Ekim 2023'ten bu yana işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere yönelik gözaltı, baskın ve saldırılarda artış yaşanıyor.
Filistin resmi verilerine göre, Batı Şeria'da bu süreçte İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 1182'den fazla Filistinli öldürüldü ve yaklaşık 13 bin kişi yaralandı, 24 bine yakın Filistinli ise gözaltına alındı.
İşgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinin güneyindeki Mesafir Yatta'ya bağlı Hirbet et-Tuba köyü sakinlerinden Ali Avad, AA muhabirine yaptığı açıklamada, fanatik İsraillilerden 30 ila 40 kişinin dün akşam köydeki yerleşim alanına saldırdığını söyledi.
Saldırganların saman ve arpa depolarını ateşe verdiğini, bölgeye elektrik sağlayan güneş enerjisi panellerini tahrip ettiğini aktaran Avad, saldırıların çevredeki evlere de yayıldığını ifade etti.
Avad, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin evleri ateşe verdiğini, kadın ve çocuklara fiziksel saldırıda bulunduğunu, ağaçları da yaktığını belirterek, saldırılarda 5 ila 6 konutun kullanılamaz hale geldiğini kaydetti.
Saldırılar sonucu aralarında kadın ve çocukların da bulunduğu çok sayıda Filistinlinin yaralandığını, bazı kişilerin ise çıkan yangınlar nedeniyle dumandan etkilendiğini dile getiren Avad, yaralı sayısına ilişkin bilgi vermedi.
Yaşananların amaçlı olduğunu vurgulayan Avad, "Bütün bu saldırıların amacı bizi bölgeyi terk etmeye zorlamak, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin burada kalmasını sağlamak." dedi.
Yangınlara müdahale edebilmek için yangın söndürme tüpleri ile dumandan korunmaya yönelik ekipman desteği talebinde bulunan Avad, benzer saldırılara karşı bölge sakinlerinin daha hazırlıklı olması gerektiğini söyledi.
Filistin Kızılayı ile Filistin'in resmi haber ajansı WAFA'ya göre, çarşamba günü Hirbet et-Tuba'ya düzenlenen saldırıda üçü kadın 6 Filistinli yaralandı, çok sayıda ev ateşe verildi.
Mesafir Yatta bölgesinde son dönemde ev ve tarımsal yapıların yıkılması, yıkım tebligatları ve Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında artış yaşanıyor. Filistinli yetkililer, İsrail'in bölgedeki Filistinli toplulukları zorla yerinden etmeyi ve yasa dışı yerleşim faaliyetlerini genişletmeyi hedeflediğini belirtiyor.
Filistin Kızılayından yapılan iki ayrı açıklamada, İsrail askerlerinin Cenin kent merkezine düzenlediği baskında 14 yaşındaki bir çocuğun belinden gerçek mermiyle vurulduğu, darbedilen bir Filistinlinin de ekipler tarafından hastaneye kaldırıldığı belirtildi.
Filistin'in Sesi Radyosu'nun haberinde de İsrail ordusuna bağlı bir birliğin Cenin'e baskın düzenlediği ve bölgedeki Filistinlilere saldırdığı kaydedildi.
Öte yandan Filistin Kızılayı, ekiplerinin Kuzey Ağvar'daki Teyasir Askeri Kontrol Noktası'nda, yaklaşık 3 ay önce İsrail askerleri tarafından öldürülen ve naaşı alıkonan bir Filistinlinin cenazesini teslim aldığını açıkladı.
Filistin Sivil İşler Genel İdaresi de konuya ilişkin yaptığı açıklamada, Tubas'taki ekiplerin, Teyasir beldesi sakinlerinden Ala Halid Muhammed Subeyh'in naaşını teslim aldığını bildirdi.
Açıklamada, İsrail ordusunun Subeyh'in naaşını 9 Nisan'dan bu yana alıkoyduğu kaydedildi.
Filistinli resmi kaynaklara göre, İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırılarının başlamasından bu yana işgal altındaki Batı Şeria'da İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin saldırılarında 1182'den fazla Filistinli yaşamını yitirdi, yaklaşık 13 bin kişi yaralandı, 25 bine yakın kişi gözaltına alındı.
İsrail askerleri, işgal altındaki Batı Şeria'nın El Halil kentinde Filistinlilere ait bir evi "ruhsatsız inşa edildiği" bahanesiyle yıktı.
Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan habere göre, İsrail askerleri El Halil kentindeki Birin köyüne baskın düzenledi.
WAFA'ya konuşan Filistinli aktivist Ferid Burkan, İsrail askerlerinin düzenlediği baskın sırasında "ruhsatsız inşa edildiği" bahanesiyle buldozerlerle Filistinlilere ait bir evi yerle bir ettiğini söyledi.
Burkan, yıkılan evin Filistinli Hamza Gays'a ait olduğunu dile getirdi.
İsrail ordusu dün Batı Şeria'nın Beytüllahim kentinde Filistinlilere ait 3 evi yıkmıştı.
Filistin Kurtuluş Örgütüne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyinin temmuz ayının başında yayımladığı rapora göre, İsrail, 2026'nın ilk 6 ayında Filistinlilere ait 740 yapıyı yıktı.
Yıkımlardan 546'sı çocuk olmak üzere 923 Filistinli etkilendi. Aynı dönem İsrail makamları 254 yapı hakkında da yıkım kararı çıkardı.
İsrail’in Gazze Şeridi’ne yönelik saldırılarının başladığı Ekim 2023’ten bu yana serbest bırakılan 80’den fazla Filistinli eski tutukluyu yeniden gözaltına aldığı bildirildi.
Filistin Esirler Cemiyetinden yapılan yazılı açıklamada, yeniden gözaltına alınanların büyük bölümünün Hamas ile yapılan esir takası anlaşmaları kapsamında serbest bırakılan kişiler olduğu, bazılarının ise idari tutukluluğa sevk edildiği belirtildi.
Açıklamada, Gazze’ye yönelik saldırıların başlamasından bu yana yeniden gözaltına alınan eski tutukluların sayısının 80’i aştığı, son olarak işgal altındaki Batı Şeria'nın Beytüllahim kentinden İsa el-Battat hakkında 6 ay idari tutukluluk kararı verildiği, 30 Temmuz’da gözaltına alınan Selame Katavi’nin ise soruşturmasının sürdüğü ifade edildi.
Serbest bırakılan eski tutukluların yeniden gözaltına alınmasının esir takası anlaşmalarının ihlali olduğu vurgulanan açıklamada, İsrail’in eski tutukluları hedef alan uygulamalarını Gazze’ye yönelik saldırılarının başlamasından bu yana yoğunlaştırdığı kaydedildi.
Birleşmiş Milletler Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Farhan Haq, New York'ta düzenlenen günlük basın toplantısında, Orta Doğu'daki gelişmelerle ilgili güncel bilgileri paylaştı.
Batı Şeria'da yaşanan olaylardaki artışa dikkati çeken Haq, bu yılın ilk gününden temmuz sonuna kadar, "bölgedeki 250 Filistinli yerleşiminde, İsrailli işgalcilerin karıştığı 1380'den fazla olayın tespit edildiği, söz konusu olaylarda, can kaybı, maddi hasar veya her ikisinin de meydana geldiğini" aktardı.
Haq, konuyla ilgili BM İnsani İşler Koordinasyon Ofisinin (UNOCHA) istatistiki bilgilerini paylaşırken, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin bu sürede günde 6,6 olaya sebep olduğunu ve 2 bin 300'den fazla Filistinliyi yerinden ettiğini dile getirdi.
BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı, İsrail güçlerinin ve Filistin topraklarını gasbedenlerin yürüttüğü operasyonların "Filistinlilerin yaşam alanlarını ve geçim kaynaklarını etkilemeye devam ettiğini" hatırlattı.
Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler tarafından gerçekleştirilen son saldırıya işaret eden Haq, söz konusu grubun, dün gece El Halil'in güneyindeki Masafer Yatta bölgesindeki bir Filistin yerleşiminde evleri ateşe verdiğini söyledi.
Haq, yerleşim yerinde yaşanan olayda, aralarında 14 çocuğun da bulunduğu 3 ailenin yerinden edildiğini, 2'si çocuk olmak üzere, çok sayıda kişinin ise yaralandığını bildirdi.
BM Genel Sekreter Sözcü Yardımcısı Haq, İsrail güçlerinin işgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeyinde yer alan Kalandiya Mülteci Kampı çevresine düzenlediği baskınla ilgili bilgileri paylaştı.
Haq, "İsrail güçlerinin, Kalandiya Kampı'nda başlattığı büyük çaplı operasyonun ardından kamptaki binlerce Filistinli üst üste 2 gün boyunca kapalı tutulma durumuyla karşı karşıya." dedi.
BM'nin ilgili ekiplerinin bölgeye güvenli erişim sağlayamadığını belirten Haq, "Bu durum, insanların güvenliğine ve acil sağlık hizmetlerine, diğer hizmetlere ve iş yerlerine erişim imkanlarına dair endişeleri artırıyor." ifadesini kullandı.
Haq, işgal altındaki Filistin topraklarında yaşayan Filistinlilerin korunması ve "faillerin hesap vermesinin sağlanması" gerektiğini bir kez daha vurguladı.
PHR-I'dan yapılan açıklamada, İsrail'in vergi gelirlerini alıkoymayı sürdürmesinin Filistin yönetiminin temel sağlık hizmetlerini finanse etme kapasitesini ciddi şekilde zayıflattığı belirtildi.
Açıklamada, Filistin Sağlık Bakanlığına bağlı 590 sağlık kuruluşundan 447'sinin faaliyetlerini haftada yalnızca bir veya iki güne indirmek zorunda kaldığı aktarıldı.
Geçen yıl boyunca birinci basamak sağlık merkezlerinin yalnızca yüzde 63'ünün kısmi olarak hizmet vermeyi sürdürdüğü, birçok merkezin ise Ekim 2023 öncesinde haftada altı gün hizmet verirken artık haftada yalnızca bir gün açık olduğu ifade edilen açıklamada, Bakanlığın özel hastaneler ile ilaç şirketlerine olan borçlarının 1,18 milyar doları aştığı belirtildi.
Bakanlığın stoklarında bulunması gereken yaklaşık 1260 temel ilaçtan 160'ının tamamen tükendiği, yaklaşık 600 ilacın stokunun yalnızca birkaç gün yetecek düzeyde olduğu, yaklaşık 250 ilacın ise sınırlı miktarda bulunduğu aktarıldı.
Kanser, böbrek yetmezliği, diyabet ve kalp hastalarının yanı sıra diğer kronik hastalıkları bulunan kişilerin temel tedavilere erişimde giderek artan güçlüklerle karşı karşıya olduğu, kamu sağlık çalışanlarının ise maaşlarının yalnızca bir bölümünü ve çoğu zaman uzun gecikmelerle alabildiği ifade edildi.
İsrail'in vergi gelirlerini alıkoymasının krizin "temel itici gücü" olduğu, 1994 tarihli Paris Protokolü uyarınca İsrail tarafından tahsil edilen bu gelirlerin Filistin kamu hizmetlerinin en önemli finansman kaynağını oluşturduğu vurgulandı.
Dünya Bankası verilerine göre İsrail'in vergi gelirlerinden yaptığı aylık kesintilerin Ekim 2023 öncesindeki yaklaşık 200 milyon şekelden (66 milyon dolar) aylık yaklaşık 500 milyon şekele (165 milyon dolar) yükseldiği, bunun da Filistin yönetimine aktarılan kaynakların yarıdan fazla azalmasına yol açtığı kaydedildi.
İsrail'in Şubat 2019 ile Temmuz 2024 arasında vergi gelirlerinden yaklaşık 3,54 milyar şekel (1,17 milyar dolar) kestiği, bu rakamın Filistin'in 2023 yılı gayrisafi yurt içi hasılasının yaklaşık yüzde 5'ine karşılık geldiği ifade edildi.
İsrail'in Haziran 2026'da kesinti mekanizmasını genişleterek daha önce bire bir oranında uyguladığı kesintilerin ötesine geçtiği ve bazı Filistin yönetimi ödemelerinden yüzde 100'ü aşan oranlarda kesinti yapabilecek bir sisteme geçtiği belirtildi.
Mali krizin, Batı Şeria genelinde artan baskınlar, kapatmalar ve hareket kısıtlamalarıyla eş zamanlı olarak derinleştiği, bunun da sağlık hizmetlerinin daha da kötüleşmesine ve hastaların tedaviye erişiminin zorlaşmasına neden olduğu kaydedildi.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.




