Filistin resmi ajansı WAFA'da yer alan haberde saldırıya ilişkin bilgi verildi.
Habere göre, Beytullahim'in kuzeyindeki Ayide Mülteci Kampı'nın karşısında kurulan askeri kulede konuşlu İsrail askerleri, Filistinlilerin evlerine doğru ateş açtı.
Açılan ateş sonucu Nidal Zebbun isimli Filistinli çocuk göğsünden vuruldu. Filistinli çocuğun durumunun ağır olduğu belirtildi.

İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria'da Calzun Mülteci Kampı yakınlarında Filistinlilere ait bir ev ile ticari tesisi yıktı.
Calzun Mülteci Kampı Medya Merkezi'nden yapılan yazılı açıklamada, yıkıma ilişkin bilgi verildi.
Açıklamada, İsrail güçlerinin, Ramallah'ın kuzeyinde kampa mücavir henüz yapım aşamasındaki bir evi yıktığı kaydedildi.
Yaklaşık 120 metrekare alanda yer alan ve çevresi duvarla çevrili evin "ruhsatsız olduğu" iddiasıyla yıkıldığı belirtildi.
Evi yıkılan Filistinlinin, ruhsat almak için İsrail makamlarına resmi belgeler sunduğu ve ödemeler yaptığı, kendisine süre tanındığı ancak yıkımın "ani şekilde ve önceden herhangi bir uyarı yapılmaksızın" gerçekleştirildiği ifade edildi.
Açıklamada ayrıca İsrail güçlerinin ağır iş makineleri, kamyonlar, kazı ve inşaat ekipmanlarının bulunduğu bir ticari tesisi de yıktığı aktarıldı.
Tesisteki kamyonların anahtarlarına el koyan İsrail askerlerinin, "üç gün içinde kaldırılmamaları halinde araçlara el konulacağı tehdidinde bulunduğu" aktarıldı.
İsrail ordusu, işgal altındaki Batı Şeria ve Doğu Kudüs'te Filistinlilere ait yapıları sık sık "ruhsatsız" olduğu iddiasıyla yıkıyor.

Öte yandan İsrail ordusu, Batı Şeria'nın farklı bölgelerinde düzenlediği baskınlarda 14 Filistinliyi gözaltına aldı.
Filistin resmi ajansı WAFA'nın haberine göre, İsrail güçleri, Beytullahim'in güneyindeki Hadar beldesine baskın düzenledi.
Beldede evine baskın düzenlenen Filistinli Ala Muhammed (20) İsa gözaltına alındı.
İsrail güçleri Nablus kentinde de çok mahalleye baskın düzenledi, evlere girerek arama yaptı.
Batı Şeria'nın güneyindeki El Halil'de ise İsrail askerleri, İzna ve Beyt Ummar beldelerine baskınlar düzenledi; 8 Filistinliyi gözaltına aldı.
İsrail güçleri ayrıca El Halil'in, belde, köy ve mülteci kamplarının bazılarının girişlerinde askeri kontrol noktaları kurdu, ana ve tali yolları demir, toprak ve çimentodan bariyerler yaparak trafiğe kapattı.
Kalkilya ile Ramallah kentlerine düzenlenen baskınlarda ise 3 Filistinli gözaltına alındı.

İsrail askerleri, Batı Şeria'nın kuzeyindeki Tulkerim kentinde ise 2 Filistinliyi evlerini bastıktan sonra gözaltına aldı.
Kentteki bir kahvehaneye de baskın düzenleyen İsrail güçleri, bazı Filistinlileri alıkoydu ve darbetti. Filistinliler, İsrail saha soruşturmasına tabi tutuldu.
İsrail ordusu ile Filistin topraklarını gasbeden İsrailliler, Batı Şeria'da neredeyse her gün Filistinlilere ve mülklerine yönelik saldırılar gerçekleştiriyor.

İşgal altındaki Doğu Kudüs'ün kuzeyinde yer alan Kalendiya'da bir Filistinli, İsrail polisinin açtığı ateş sonucu yaşamını yitirdi.
İsrail polisinden yapılan yazılı açıklamada, işgal altındaki Batı Şeria'da bir Filistinlinin silahlı saldırı girişiminde bulunduğu iddia edildi.
Açıklamada, "bir araçtan inerek ateş açtığı" öne sürülen Filistinlinin polis tarafından vurularak "etkisiz hale getirildiği", olayda yaralanan İsrailli olmadığı ifade edildi.
Yedioth Ahronoth gazetesinin haberine göre, bir İsrail polisi, 50 metre uzaktan bir Filistinliyi tespit ettiğini ve ateş açarak vurduğunu söyledi.
The Times of Israel gazetesi de İsrail polisi tarafından vurulan Filistinlinin hayatını kaybettiğini yazdı.
İşgal altındaki Batı Şeria’da, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin ateş açması sonucu ağır yaralanan ve daha sonra İsrail askerlerince gözaltına alınan Filistinlinin yaşamını yitirdiği bildirildi.
Filistin Kurtuluş Örgütü'ne (FKÖ) bağlı Filistinli Esirler Heyeti ile Filistin Esirler Cemiyeti olaya ilişkin ortak yazılı açıklama yaptı.
Açıklamada, olayın 15 Nisan’da Batı Şeria’nın Selfit kentindeki Karavat Beni Hasan beldesinde meydana geldiği belirtildi.
İsrail askerlerinin, 29 yaşındaki evli ve bir çocuk babası olan Kusay İbrahim Ali Rayyan’ı, “bıçaklı saldırı girişiminde bulunma” iddiasıyla gözaltına aldığı aktarılan açıklamada, Rayyan’ın Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin açtığı ateş sonucu ağır yaralandığı ifade edildi.
Açıklamada, Rayyan’ın İsrail’deki Beilinson Hastanesi’nde hayatını kaybettiği kaydedildi.
Rayyan’ın dosyasını takip eden avukatın, müvekkilinin sağlık durumuna ilişkin ayrıntılı bilgi talep ettiği belirtilen açıklamada, genç Filistinlinin bilincinin kapalı olduğu ve solunum cihazına bağlı bulunduğu bilgisinin verildiği ifade edildi.
Açıklamada, avukatın hastaneyle iletişime geçtiği ancak aileyle irtibat kurması gereken sözde “sosyal hizmet görevlisinin” Rayyan’ın durumuna ilişkin bilgi sahibi olmadığının öğrenildiği kaydedildi.
Filistinli iki kuruluş, İsrail savcılığının Rayyan hakkında ortaya attığı “bıçaklı saldırı hazırlığında olduğu” yönündeki iddiaları “asılsız ve temelsiz” şeklinde nitelendirerek reddettiği bildirildi.
Kuruluşlar, İsrail savcılığının benzer vakalarda tutukluluğun sürdürülmesi için ısrarcı davrandığını belirterek, “Kusay Rayyan, yanlış iddia ve suçlamalara dayanılarak soğukkanlılıkla öldürüldü.” ifadelerini kullandı.
Açıklamada, söz konusu olayın Gazze’deki “soykırım” sonrasında Filistin halkına karşı sürdürülen ihlallerin bir parçası olduğu belirtilerek, Batı Şeria’da yargısız infazların arttığı ve İsrailli gaspçıların Filistinlilere yönelik saldırılarda “merkezi bir araç haline geldiği” kaydedildi.
İki kuruluş, İsrail makamlarını Rayyan’ın ölümünden tamamen sorumlu tutarken, uluslararası insan hakları kuruluşlarına da “sessizlik ve felç haline son verme” çağrısında bulundu.
İsrail ordusunun, işgal altındaki Doğu Kudüs’ün el-Ayzeriyye beldesinde Filistinlilere ait 40 dükkanı yıktığı bildirildi.
Filistin yönetimine bağlı Kudüs Valiliğinden yapılan yazılı açıklamada, İsrail ordusunun yıkımı gerçekleştirmek üzere el-Ayzeriyye beldesinin el-Meştel bölgesine askeri takviye birlikleri ve yıkım ekipmanları konuşlandırdığı belirtildi.
İsrail askerlerinin, mayıs ayı ortasına kadar yıkımları durduran ihtiyati tedbir kararına rağmen, bölgedeki Filistin mülklerini hedef alan geniş çaplı kampanya kapsamında sanayi ve ticari tesisleri yıkmayı sürdürdüğü ifade edilen açıklamada, yıkım esnasında İsrail askerlerinin çevrede trafiği engellediği, bölge sakinlerine ses bombası ve göz yaşartıcı gazla müdahale ettiği kaydedildi.
Söz konusu yıkımların, “Yaşam Dokusu” projesi olarak adlandırılan E1 Yahudi yerleşim planının uygulanmasına yönelik hazırlık çalışmalarının parçası olduğu kaydedildi.
Açıklamada görüşlerine yer verilen El-Cehhalin Köy Konseyi Başkanı Davud el-Cehhalin, yaşananları “el-Ayzeriyye girişindeki dükkanlara yönelik gerçek bir katliam” olarak nitelendirdi.
Ebu Ğaliye ailesine ait 40 dükkanın yıkıldığını belirten Cehhalin, bu iş yerlerinin onlarca ailenin geçim kaynağı olduğunu vurgulayarak, “Bu suçun hiçbir gerekçesi yok.” ifadelerini kullandı.
İsrail makamlarının başlangıçta yalnızca 5 dükkanı yıkmayı planladığını aktaran Cehhalin, daha sonra yıkım operasyonlarının sürdüğünü söyledi.
Kudüs Valiliği daha önce yaptığı açıklamada, İsrail yetkililerinin, Ağustos 2025’te çıkarılan kararlar doğrultusunda, yıkım hazırlıkları kapsamında el-Meştel bölgesindeki yaklaşık 50 dükkan ve işletmenin tahliye edilmesi için sözlü bildirimde bulunduğunu duyurmuştu.
Filistin insan hakları örgütü Saint Yves ise dün yaptığı açıklamada, iş yeri sahipleri adına açılan dava sonucunda, el-Ayzeriyye'deki yaklaşık 50 ticari yapının yıkımının geçici olarak durdurulmasına ilişkin İsrail Yüksek Mahkemesi’nden karar alındığını bildirmişti.
Filistinli, İsrailli ve uluslararası insan hakları örgütleri, İsrail makamlarını, Doğu Kudüs’te Filistinlilerin inşaat faaliyetlerini kısıtlamakla ve eş zamanlı olarak Yahudi yerleşim faaliyetlerini hızlandırmakla suçluyor.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
