ADANA
Cumhurbaşkanı adayı Ekmeleddin İhsanoğlu, önceden planlanan program gereği, geceyi geçirdiği otelden Adana Havalimanı girişine gelerek, seçim otobüsünden vatandaşları selamladı. Adana Valiliği'ne geçen ve Vali Mustafa Büyük ile bir süre görüşen İhsanoğlu, konvoy eşliğinde Seyhan Belediyesi'ne geldi.
Belediyenin konferans salonunda vatandaşlara hitap eden İhsanoğlu, halka hizmet için yola çıktığını söyledi.
"Ben görev, mevki peşinde değilim ama size hizmet etmek için yola çıktım" diyen İhsanoğlu, şunları kaydetti:
"Siz beni cumhurbaşkanı görmek istiyor musunuz? Herkes dinlesin, tüm Türkiye dinlesin. Biraz önce hep beraber okuduğumuz İstiklal Marşımızı siyasete, çirkin siyasete, çirkin politikaya alet etmek isteyenler türedi. Bana hiç bir şey bulamıyorlar, diyorlar ki İstiklal Marşı. Yahu, siz daha İstiklal Marşını öğrenmeden ben onu anamın sütü ile beraber emdim. Akif'in, büyük şairimiz, milli şairimiz Mehmet Akif Ersoy'un dünyada en çok sevdiği, en güvendiği arkadaşının oğluyum ben. Nasıl olur da böyle şeyler diyebilirsiniz. İftira atıyorlar."
Başörtüsü konusuna da değinen İhsanoğlu, şöyle devam etti:
"Ben 'başörtüsü kızlarımızın hakkıdır, dini vecibedir, gelenektir' diye üç husus izah ettim. Kalktılar, birinciyi, ikinciyi sildiler, İhsanoğlu diyor ki 'başörtüsü gelenektir' diyor. Yahu, ben hak dedim, dini vecibe, gelenek dedim. Yalan söylüyorlar, her yerde yalan söylüyorlar. İstiklal Marşı'nı bilmiyormuşum, hadi oradan canım sende. Sevgili kardeşlerim, 10 Ağustos'ta oylarınızı kullanacaksınız ve cevabınızı vereceksiniz. Çankaya'ya kimi göndermek istiyorsunuz? İhsanoğlu'nu göndereceksiniz, değil mi? Bir Türk oğlunu göndereceksiniz, değil mi?"
İhsanoğlu, Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü'yü ziyaretinde de kendisine gösterilen ilgiden anladığı kadarıyla Adana'da seçmenin kararını verdiğini ve 10 Ağustos'ta mührü sağlam yere, oy pusulasındaki en sağdaki yere basacağını söyledi.
Vatandaşların kendisini Çakkaya'ya göndereceğini savunan İhsanoğlu, "Vatandaşlarımız, inşallah Türkiye'deki huzuru, içerideki güvenliği, dışarıdaki itibarı, kevgire dönüşmüş sınırlarımızı tekrar tahkim eden, ülkemizi komşulardaki tehlikelerden ve felaketlerden koruyan ve daha fazla rahmet çemberinden yükselen alevleri söndürebilen bir cumhurbaşkanı seçecek. Tüm milleti bir ve beraber gören, fark gözetmeksizin herkesi kucaklayacak bir cumhurbaşkanını göndereceksiniz" diye konuştu.
Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, İhsanoğlu'na kurt heykeli ve çeşitli hediyeler verdi.
İhsanoğlu'na ziyaretinde, eşi Füsun İhsanoğlu ile bazı CHP ve MHP milletvekilleri de eşlik etti.
İhsanoğlu cuma namazı çıkışı bir vatandaşın tepkisiyle karşılaştı
İhsanoğlu, seçim çalışmaları için geldiği Adana'da Sabancı Merkez Camisi'nde cuma namazı kıldı. İsmail Karacan adlı vatandaş, namazdan sonra cami avlusunda halkla selamlaşan İhsanoğlu'na tepki gösterdi.
Karacan, İhsanoğlu'na, "Bence darbe yapacaksınız, onun için geleceksiniz. İnşallah gelmezsiniz, hayırlısı kimse o gelsin" dedi.
Bu sırada Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, "camideyiz" diyerek Karacan'dan sakinleşmesini istedi. İhsanoğlu'nun yakınındaki bazı kişiler de Karacan'ı uzaklaştırmaya çalıştı. İhsanoğlu ve beraberindekiler cami avlusundan çıkarken vatandaşlarla Karacan arasında sözlü tartışma yaşandı.
Karacan, Başkan Sözlü'nün kendisine hakaret ettiğini de öne sürerek, camiden uzaklaştı.
Benim için anket 10 Ağustos'ta yapılacak
Cumhurbaşkanı adayı İhsanoğlu, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti'nde düzenlediği basın toplantısında, kampanya sürecinin 30 güne sıkıştırılmasını eleştirerek, eşit olmayan şartlarda yarışıldığını savundu.
İhsanoğlu, bir gazetecinin, "Seçilme şansınızı yüzde kaç görüyorsunuz?" sorusuna, "Bütün gördüğün anketler, ister bizim yaptırmış olduğumuz ister başkası, ben bunların hiç birisine güvenmiyorum. Benim için anket, 10 Ağustos'ta yapılacak ankettir ve ondan yüzde 60'la çıkacağımızdan eminim" yanıtını verdi.
Adaylığı açıklandıktan sonra geçen 30 günde 13 parti ve vatandaşların desteğini gördüğünü ifade eden İhsanoğlu, millet değişim, yeni bir ses ve nefes istediğini söyledi.
Bu talebin anayasal hak olduğuna dikkati çeken İhsanoğlu, şöyle konuştu:
"Cumhurbaşkanlığı, hiç kimsenin ve siyasi kadronun inhisarında değil ve ben sokaktan gelmedim, zembille de gökten inmedim. Mecliste 4 parti var. İki parti, kendi adaylarını gösterdi, iki parti de bir adayda anlaştı. Yanlış bunun neresinde? Bir parti kendi adayını gösterirken yanlış olmuyor da iki parti kendi aralarında anlaşarak, uzlaşarak ve bu uzlaşma tüm vatan sathına A'dan Z'ye kadar yayılıyorsa, sağcısı, solcusu, milliyetçisi, muhafazakarı, liberali, sosyalisti, sosyal demokratı, herkes bir tek kişi etrafında toplanıyorsa bunun manasını idrak etmek lazım. Buna saygı göstermek lazım. Buna saygısızlık gösterenler millete saygısızlık gösteriyorlar, buna kötü laf söyleyenler kendilerini kötülüyorlar ve milletin gözünde itibardan düşüyorlar."
İsrail-Filistin ateşkes görüşmeleri
İhsanoğlu, "Hamas ile El-Fetih arasında arabuluculuk yaptınız. İsrail-Filistin arasında da olası bir arabuluculuk teklifi bekliyor musunuz?" sorusuna, 2006'da El-Fetih ile Hamas arasında ateşkes sağladığını belirtti.
Kendisi hakkında iftira ve iddialar olduğunu ancak hiç kimsenin bir delil koyamadığını öne süren İhsanoğlu, "Mesela, daha yeni yapılacak bir iftirayı ben size söyleyeyim, kolaylık olsun. Ben çok gizli bir yerde, evde, atom bombası yapıyorum. Evin garajında atom bombası yapıyorum. Yakında çıkaracağım, kullanacağım. Yani çok adi, basit iftiralar yapıyorlar. Ben, hiç birisine cevap vermiyorum. Gerçekten yalancının mumu da lambası da ampulü de akşama kadar, yatsıya kadar yanar" diye konuştu.
İsrail ile Filistin arasındaki barış sürecinin çok önemli ve karmaşık olduğunu, İslam İşbirliği Teşkilatını bu sürecin içine ilk kez kendisinin dahil ettiğini anlatan İhsanoğlu, şunları söyledi:
"Filistin ve İsrail arasındaki barış sürecine destek veriyorum. Bu ateşkes fevkalade önemli. Bu İsrail'in yaptığı gaddar ve zalim saldırıdan sonra gereken uluslararası adımlar atıldıktan sonra yapılması gereken husus, barış sürecinin güçlendirilmesi ve İsrail'in uluslararası yaptığı taahhütlere, BM kararlarına uygun hareket etmesi, yerleşim yerlerinin inşasını durdurması, esir, rehine ve hapisteki insanları serbest bırakması. Gazze'de 2007'den beri devam eden gaddar ambargo hala kalkmış değil. Bu ambargonun kaldırılması için herkesin çalışması lazım. Bana herhangi bir görevde herhangi bir sıfatta görev terettüp ederse ben bunu seve seve yaparım. Çünkü ben bu davaya çok eskiden beri rahmetli Arafat'tan beri destek veren bir insanım. Her görevde her seviyede sade bir vatandaş olarak da ben buna hizmet etmekten şeref duyarım. Bana herhangi bir görevde herhangi bir sıfatta görev düşerse ederse ben bunu seve seve yaparım. Çünkü ben bu davaya çok eskiden beri rahmetli Yaser Arafat'tan beri destek veren bir insanım. Her görevde, her seviyede sade bir vatandaş olarak da ben buna hizmet etmekten şeref duyarım."
Emniyetteki "paralel yapı" operasyonu
İhsanoğlu, bir gazetecinin, "Bazı polis müdürleri, polisler gözaltına alındı, tutuklandı. Türkiye'nin gündemi şu anda bu. Düşünceleriniz nedir" sorusu üzerine, Türkiye'nin sırf gündeminin bu değil, en büyük gündeminin hukukun üstünlüğü ve "adalet mülkün temeli" kavramlarının sarsılması olduğunu belirtti.
Türkiye'de yargı siteminin büyük darbe aldığını, siyasetin yargıya, yargının siyasete karıştığını, şimdi de siyasetin kolluk kuvvetlerine karıştığını öne süren İhsanoğlu, şunları kaydetti:
"Kolluk kuvvetlerimiz, polisimiz böyle bir şeylerin içerisine girdi ve biz çok üzülüyoruz. Bu, Türkiye'nin çok kötü bir manzarasını veriyor. Polisler kendi kardeşlerini, meslektaşlarını, amir, memurlarını kelepçeliyor. Bu polisler içinde hata yapan yok mu? Belki vardır. Ben buna 'hayır' demem ama ortaya bir delil konması, iddiaların sağlam olması ve insanların teşhir edilmemesi lazım. Hani bir kaç ay önce masumiyet karinesinden bahsediyordunuz, ne çabuk unuttuk masumiyet karinesini. Ben biraz hatırlatmak istiyorum masumiyet karinesini."
İstiklal Marşı'nı bilmediği iddiası
İhsanoğlu, İstiklal Marşını bilmediği yönündeki eleştirilere ilişkin, bu duruma hayretler içinde kaldığını söyledi.
Arefe günü şehitlik ziyaretinde şehitlerin ve Mehmet Akif Ersoy'un kabrinde fatiha okuduğunu ifade eden İhsanoğlu, ziyarette şehit yakınlarının kendisine, "devletin kendilerinin kapısını hiç çalmadığını, bunun yerine evlatlarını şehit edenlerin peşinde olduklarını" şikayet ettiğini aktardı.
O sırada, "Kim bu cennet vatanın uğruna olmaz ki feda, şüheda fışkıracak toprağı sıksan şüheda" beytini okuduğunu kaydeden İhsanoğlu, "Orada bir arkadaşın sorusu üzerine, şüheda şehidin çoğuludur. Toprağı sıksan buradan şehitler fışkırır. Bu sözün ben Çanakkale şehitleriyle ilgili... Çünkü İstiklal Harbindeki şehit olanların sayısıyla... Çünkü Çanakkale Harbinde binlerce, yüzbinlerce insan öldü. Türkiye tarihinde en yoğun şehit düşülen yer Çanakkale olmuştur. Onun için merhum Akif'in bu "Şüheda fışkıracak şüheda" lafı daha çok Çanakkale için söylenen bir söz. Ben öyle yorumluyorum" dedi.
Kendisinin su parası, ekmek parası, başörtüsü konularında imtihan edildiğini, bu konudan da imtihan edilmek istendiğini iddia eden İhsanoğlu, şöyle konuştu:
"İmtihan etmek isteyenlere şu şıkları söylüyorum, İstiklal Marşı, Çanakkale Şehitleri, Yahya Kemal'in Süleymaniye'de Bayram Namazı (Sabahı) ve Fuzuli'nin su kasidesi. Dört seçenekten bir tane seçsinler ama edebiyattan ister sınıf geç, ister sınıf geçme, hepsinden daha mühim, insanların edepten ve ahlaktan sınıf geçmesidir. 'Şehitler ve şüheda edebiyatı' değil, şehitlerin, şühedanın aylığıyla meşgul olsunlar lütfen. Bana 'monşer' dediler, suç yüklediler. Şimdi İstiklal Marşı bilmiyor diye bir suç yüklüyorlar. Helal olsun. Yani seviye buysa buna diyecek bir lafım yok. Ben yine 'sayın Başbakanım' diyorum. Çünkü benim devlet terbiyem bunu gerektirir ama ben eminim ki birileri sayın Başbakanın eline bir kağıt veriyor. Farkındaysanız, ben bunların hiçbirine cevap vermiyorum. Ben İstiklal Marşını Akif şiirlerini anamın sütüyle emdim. Varsa yoksa bizim ailemizde Akif vardı ve biz Akif'in emanetine hiçbir zaman ihanet etmedik. O şiirdeki bütün kelimelerin altına imzamı atarım. Çünkü ben Türk oğlu Türküm. Başka bir şey değilim. Benim hiçbir başka bir pasaportum olmamıştır, hiç başka bir bayrağım olmamıştır ve hiç başka bir millete tabi olmadım. Evet, gurbette doğdum ama bugün milyonlarca insan gurbette doğuyor. Gurbette doğmak nakisa değil. Gurbette doğanlar, vatanın manasını herkesten daha iyi bilir."
Seçim çalışmalarında adaletsizlik iddiası
İhsanoğlu, bir gazetecinin "Başbakan Erdoğan iktidarın tüm nimetlerinden faydalanıyor, mitingler yapıyor. Sizin şahıs veya teşkilatlar olarak alınmış bir önleminiz var mı? Hal böyleyken Başbakan sizinle hala daha belden aşağı neden uğraşıyor?" sorusuna "Çünkü mağdur. Mağdurlar. Mağduriyet içerisindeler. 12 senedir iktidarın tüm nimetlerinden bu seçimde de ya ve mağdurlar ve onlar vesayet sistemini kaldırmak istiyorlar. Çünkü vesayet sistemi onların yapmak istedikleri her şeyi önlüyor. Bir son vesayet sistemi sayın Abdullah Gül kaldı. Kendi getirdikleri, seçtikleri Cumhurbaşkanımız. Onu da kaldıracaklar ve böylece vesayet sistemi kalkacak" diye cevap verdi.
İhsanoğlu, Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ile ilgili soru üzerine de şu değerlendirmede bulundu:
"Esas büyük bela IŞİD belası. IŞİD, terörist örgütün en dik alasıdır ve bu terör sırf bize yönelik değil. Bu, tüm dünyaya beladır. Bunlar Kuzey Irak'ta Hz.Yunus'un mezarını yıktı, bir kilise yıktılar. Türkmen kardeşlerimizi diyarlarından kovdular. 12-13 yaşındaki kızlara defaten tecavüz edip, görüntülerini çekip, ondan sonra elektrik direklerine asıp, öldürdüler. Bunlar bizim kevgire dönmüş sınırlarımızın etrafında cirit atıyorlar ve biz bunlara terörist diyemiyormuşuz. Bazıları öyle diyor. Ben şahsen diyorum. Çünkü ben bunları çok iyi tanıyorum. Kaideyi, Nusrayı, nereden geldi, Boko Haram, Afrika'da başka yerlerde başka şeyler var. Ben bunlarla 9 sene mücadele ettim. Bunlarla ilgili bir saat konuşurum."
İhsanoğlu, Çukurova Gazeteciler Cemiyeti'nin ziyaret defterini imzaladı. Cemiyet Başkanı Cafer Esendemir, İhsanoğlu'na, kentin tarihi simgelerinden Saat Kulesi ve Taşköprü'nün resmedildiği ahşap tablo hediye etti.
Muhabir: Bekir Ömer Fansa
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
