ANKARA
28 Şubat dönemine ilişkin 103 sanığın, "Türkiye Cumhuriyeti Hükümetini cebren devirmeye, düşürmeye iştirak" suçundan yargılandıkları davanın 42. duruşması başladı.
Ankara 13. Ağır Ceza Mahkemesindeki duruşmaya tutuklu ve tutuksuz sanıklar, müştekiler ve tarafların avukatları katılıyor.
Üye Hakim Süleyman Köksaldı, sanık yoklamalarını aldı.
Sanıklar savunmalarını yapmaya devam ediyor.
Emekli Tümgeneral Büyükcivelek: "BÇG ile ilgili kurullarda da yer almadım"
28 Şubat Davası sanığı emekli Tümgeneral Fuat Büyükcivelek, Türk Silahlı Kvvetleri'ne (TSK) 36 yıl hizmet ettikten sonra 2002'de emekli olduğunu belirterek, görevini, emir ve kanunlara sadık kalarak yerine getirdiğini söyledi.
"Emeklilik hayatımı yaşarken birgün kapımın çalınıp, cumhuriyet savcısı karşısına çıkarılacağım aklımın ucundan bile geçmemişti" diyen Büyükcivelek, bugüne kadar ne karakolla, ne de polisle hiçbir işinin olmadığıını söyledi.
BÇG'nin çalışma alanının, Merkez Daire Başkanlığı'ndan farklı olduğunu anlatan Büyükcivelek, BÇG çalışmalarında kendisinin de personelinin de yer almadığını savundu.
Soruşturmayı yürüten cumhuriyet savcısının, 7 Nisan 1997'de Genelkurmay Karargahı'nda yapılan, "irtica konusunda alınacak tedbirler" konulu toplantıya katıldığı gerekçesiyle, kendisini tutuklama istemiyle mahkemeye sevk ettiğini anımsatan Büyükcivelek, "Özgürlük hakimi, adli kontrol kararıyla serbest bıraktı. Ben söz konusu toplantıya katılmadım. O dönemde yurt dışında görevliydim" dedi.
Askerlikte emir komutanın esas olduğunu ifade eden Büyükcivelek, şunları kaydetti:
"Elbetteki amir tarafından verilen bir emrin sorgulanmaksızın yerine getirilmesi emri vardır. Toplantıya katılması yönünde emir alan bir astın sorgulaması değil uygulaması esastır. Genelkurmay Karargahında yapılan 4 Nisan 1997, 7 Nisan 1997, 2 Temmuz 1997 tarihli toplantıların hiç birine katılmadım. BÇG ile ilgili kurullarda da yer almadım. İlk amirim olan Yıldırım Türker'de savcılık ifadesinde ve mahkemede yaptığı savunmada BÇG'ye Genelkurmay Personel Başkanlığın'dan Hava Binbaşı Bahattin Çelik'i görevlendirdiğini ifade etmiş bulunmaktadır. Beraatımı talep ediyorum."
Üye Hakim Hakan Oruç'un, "MİT'ten bazı bilgiler talep edilmiş. Bu, BÇG faaliyetleri kapsamında mı istendi?" sorusuna Büyükcivelek, "Ülke bütünlüğüne yönelik faaliyetleri değerlendirmek amacıyla, İstihbarata Karşı Koyma Dairesi olarak, MİT Müsteşarlığından bilgi talep ederiz. Çünkü bizim, iç istihbarata yönelik bir çalışmamız yok. Genelkurmay İstihbarat Başkanlığı'nın iç istihbarat faaliyeti yok. Biz, bunu MİT'ten alırız" yanıtını verdi.
Oruç'un, "MİT'ten gelen bazı belgelerde, bazı kişiler hakkında bilgi toplandığının görüldüğünü" söylemesi üzerine Büyükcivelek, "MİT'ten aldığımız bütün bilgiler, istihbarat başkanlığınca bilgi için istenmiştir, fişleme anlamında değil. Bu BÇG faaliyeti olmadan da vardı, şimdi de var" dedi.
"Balyoz" Davasında 18 yıl hapis cezası alan, 28 Şubat Davası sanığı emekli Korgeneral Metin Yavuz Yalçın, "BÇG'de görev almadım, alsam, aldım derim. Herhangi bir şeyden kaçmak, korkmak gibi bir amacım yok" dedi.
Bizi neden götürüyorlar?
Türk Silahlı Kuvvetlerindeki (TSK) görevinden 2008'de emekli olduğunu belirten Yalçın, Balyoz Eylem Planı davasından 18 yıla mahkum edildiğini söyledi.
28 Şubat Soruşturması kapsamında, savcılıkça ifadeye çağırıldığında, emekli Orgeneral Çetin Doğan'a, "Sizi hadi neyse de bizi niye götürüyorlar" diye sorduğunu anlatan Yalçın, soruşturma kapsamında Cumhuriyet Savcısı Yıldırım Bayyurt'a ifade verdiğini kaydetti. Yalçın, kendsine yöneltilen soruların göreviyle alakasının bulunmadığını, iddianamede, delil olarak yer alan evrakların da gerçeği yansıtmadığını iddia etti.
Genelkurmay Eğitim ve Teşkilat Daire Başkanlığında görev yaptığını belirterek, dairenin çalışmaları hakkında bilgi veren Yalçın, Başkanlığın, silahlı kuvvetlerin eğitim kurumlarıyla ilgilendiğini, 8 yıllık eğitimle bir alakasının bulunmadığını savundu.
Genelkurmay Başkanlığından aldığı, "BÇG ile ilgisinin bulunmadığına" ilişkin belgeyi, mahkemeye sunan Yalçın, Genelkurmay Harekat Başkanlığında da görev aldığını, burada, denizlerdeki gemilerden, havadaki uçaklara kadar her şeyin takip edildiğini söyledi.
İddinamede, İran ile ilgili "Humeynicilik" iddialarının yer aldığını hatırlatan Yalçın, "Bunlar beni ilgilendirmeyen işler, ben profesyonel askerim" ifadesini kullandı.
Yalçın, "Profesyonel asker görev aldığı zaman onun adı plansa, mutlaka onun üst komutanlıktan aşağıya doğru planı yapılır. Böyle bir plan yok. Hem de 7 kişiye görev verilmiş. Kim yapacak, kimse sahip çıkmaz. BÇG'de görev almadım, alsam, aldım derim. Herhangi bir şeyden kaçmak, korkmak gibi bir amacım yok. Böyle yaşadım, böyle gidiyorum" dedi.
8 yıllık eğitimle ilgilenen daire yok
Üye Hakim Süleyman Köksaldı'nın, "Sincan'da yürüten tanklarla ilgili bilginiz var mıydı" sorusuna Yalçın, "Hayır, bizim planladığımız her şey, tatbikatlar kitabında vardır. Bu kitabın dışına kimse çıkamaz. Bu, Genelkurmay Başkanlığı onaylıdır. Bunun dışında da yüzlerce tatbikat var, diğer tatbikatlar bizi ilgilendirmiyor" yanıtını verdi.
Müşteki avukatı Emrullah Beytar'ın, "Güven Erkaya, BÇG'nin kuruluş amacını belirttikten sonra, 'BÇG'nin kara, hava, deniz ve jandarmadan personelle oluşturulmuş bir yapı olduğunu' söylüyor. Siz ise bu yapının askıda kaldığını söylediniz. İki söylemde çelişki var, bunu gidermek istermisiniz" sorusuna, Yalçın, "Çelişki yok" karşılığını verdi.
Avukat Cüneyt Toraman'ın, "Sanık, 8 yıllık eğitimin kendi dairesinin işi olmadığını söyledi, Genelkurmay'da böyle bir daire var mıydı" sorusuna Yalçın, "Böyle bir daire yok" cevabını verdi.
Müşteki avukatı Mehmet Şamil Şenalp'ın, "Sorguya gelirken, Çetin Doğan'a, 'Sizi hadi neyse de bizi niye götürüyorlar' dediğinizi söylediniz. Çetin Doğan'ın suçu neydi" sorusu üzerine Yalçın, "Çetin Doğan o dönemin harekat başkanı. Konunun içinde olmadığım nedeniyle soruyu sordum" dedi.
Evrak sahte
Cumhuriyet Savcısı Kemal Çetin'in, "Tansu Çiller hakkındaki Kampanya Kontrol Formu Belgesi'nin doğruluğunu diğer sanıklar kabul etti. Belgeye baktığınız zaman hiçbir imza yok. Andıç belgesi var, bazı basın mensuplarna yönelik eylem planı yer alıyor. Bu tür belgelerin imzasız ve kurallara aykırı olarak hazırlanmış olması mümkün değil mi" sorusuna Yalçın, "Ben profesyonel askerim, bu evrak sahte diye iddia ediyorum. Sahte çıktığında inşallah göreceksiniz Sayın Savcım" yanıtını verdi.
Çetin Doğan'ın avukatı dilekçe verdi
Sanık emekli Orgeneral Çetin Doğan'ın avukatı Hüseyin Ersöz, mahkemeye sunduğu dilekçede, 28 Şubat 1997'de Milli Güvenlik Kurulu'na yapılan sunum ile Refah Partisi'nin kapatılması konulu 1 Şubat 1997 tarihli değerlendirmenin, MİT Müsteşarlığı'ndan istenmesini talep etti.
Dilekçede, ayrıca bilgi istenmesi talep edilen konular ve kurumlar şöyle:
"-Başbakanlık'tan; dönemin Başbakanı Necmettin Erbakan'ın 18 Mayıs 1997 tarihli talimatı ile kurulan 'Sürekli İzleme Kurulu' ve 'Sürekli İzleme Komisyonu'nun teşkilat şemaları ile kuruluş ve çalışma usullerine ilişkin talimat, 13 Mart 1997 tarihli Bakanlar Kurulu toplantı tutanağı ile bir gazetede yayımlanan 2004 tarihli MGK toplantısı ve sonrasında Başbakanlık Uygulamayı Takip ve Koordinasyon Kurulu tarafından takip edilen eylem planına ilişkin evrak,
-Anayasa Mahkemesi'nden; Refah Partisi'nin kapatılması davasında, Genel Başkan Erbakan tarafından yapılan savunmaya ilişkin evrak,
-Genelkurmay Başkanlığı'ndan; müşteki Tamer Tatar tarafından teslim edilen CD'nin, TSK envanterine giriş tarihi ile son olarak kimin kullanımına tahsis edildiği ve CD içinde yer alan dokümanların herhangi bir emre istinaden mi kaydedildiğine ilişkin bilgi."
Duruşmaya bugün saat 10.00'da devam edilecek.
Anadolu Ajansı web sitesinde, AA Haber Akış Sistemi (HAS) üzerinden abonelere sunulan haberler, özetlenerek yayımlanmaktadır.Abonelik için lütfen iletişime geçiniz.
