ANKARA - Aylin Sırıklı Dal
Gazetecileri Koruma Komitesi (CPJ) verilerine göre, Suriye'de 17 ayda 17 gazeteci hayatını kaybetti, haber alınamayan 30 gazetecinin hayatından endişe ediliyor. Sınır Tanımayan Gazeteciler (RSF) örgütü de gazetecilere karşı şiddetin endişe verici şekilde artmaya devam ettiği uyarısında bulundu.
Türkiye'deki basın örgütleri de bölgede görev yapan muhabirlerin can güvenliğinin sağlanması için savaş muhabirliği eğitiminin önemine işaret etti.
Basın Konseyi Başkanı Orhan Birgit, eğitimin bir gazeteci için başlıca koşul olduğunu vurgulayarak, savaş muhabirliğinde eğitim ve deneyimin önemine dikkati çekti.
Hürriyet Vakfı'nda yöneticilik yaptığı dönemde, spesifik muhabirlikler konusunda çalışanların deneyim ve birikim sahibi olmaları için kurslar düzenlediklerini anlatan Birgit, bugün de özellikle büyük medya kuruluşlarının bu tür eğitimleri düzenlemesi gerektiğini ifade etti.
Basın kuruluşları AA'yı örnek alsın
Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel de özellikle savaş muhabirliğinin uzmanlaşma gerektirdiğini vurgulayarak, çatışma bölgesinde görev yapanların önce hayatta kalmayı öğrenmesi gerektiğini söyledi. Bu konuda AA'nın verdiği savaş muhabirliği eğitiminin önemli olduğuna işaret eden Sertel, Suriye'deki olayları izlerken Halep'te yaralanan AA foto muhabiri Sinan Gül'ün, aldığı eğitim sayesinde öncelikle akan kanını durdurduğunu görüntülerden izlediğini belirtti.
Sertel, ABD ve Avrupa'daki medya kuruluşlarının, çalışanlarını eğitimden geçirdikten sonra bölgeye gönderdiğini belirterek, ''Bu konuda basın kuruluşu sahiplerine çağrıda bulunmak gerek. Türkiye'deki medya sahipleri ne yazık ki geçmiş deneyimlerden ders almıyor. Bu konuda AA'yı örnek alsınlar'' diye konuştu.
Ankara Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Nazmi Bilgin ise Türkiye'de savaş muhabirliğiyle ilgili herhangi bir meslek eğitimi verilmediğini söyledi. Bilgin, ''Bazı meslektaşlarımız gönüllü olarak bu görevlere gitmektedirler ancak büyük çoğunluğu çok zor koşullar altında, her an ölüm tehlikesiyle karşı karşıya kalmaktadır. Ayrıca işverenler tarafından hiç bir garanti verilmeden çatışmalara gönderilen meslektaşlarımız tam bir macera içine itilmektedir'' diye konuştu.
Bilgin, yalnızca AA'nın savaş muhabirliği eğitimi vermesinin yeterli olmadığını belirterek, ''Bu, ayrı bir iş kolu, ayrı bir dal. Çok iyi eğitim ve donanım olmadan gitmeleri işte bu sonuçları doğruyor'' dedi.
İnsani ve mesleki bakımdan şart
AA Haber Akademisi'nden sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Nihat Erdoğmuş da savaş muhabirliğinin bir uzmanlık alanı olarak ele alınması gerektiğini söyledi.
Erdoğmuş, Suriye'de yaşanan olaylar başlamadan AA'nın dünyadaki örnekleri de dikkate alarak savaş muhabirliğini öne çıkarması ve bunu sertifika programı olarak düzenlemesinin çok önemli olduğunu söyledi. Erdoğmuş, AA'nın bu eğitimlere öncülük ettiğini belirterek, diğer kurumların da bu tür eğitimleri vermesinin ve bu eğitimlerden geçmiş muhabirleri bölgelere göndermesinin insani ve mesleki bakımından daha yararlı olacağını kaydetti.
AA'nın eğitimiyle 23 kursiyer savaş muhabiri oldu
İngiltere ve ABD'deki gazete, televizyon ve ajanslar, savaş muhabirliği eğitimi almamış gazetecileri çatışma bölgesine göndermiyor. BBC, muhabirlerini 5 günlük eğitimden geçiriyor. Kursta ilk yardım ve hayatta kalma öğretiliyor.
Türkiye'de ise ilk kez Anadolu Ajansı ile Polis Akademisi Başkanlığı'nın ortak organizasyonuyla; savaş, afet ve olağanüstü hallerde görev yapacak operasyonel muhabirler yetiştirmek amacıyla ''Savaş Muhabirliği Sertifika Programı'' düzenlendi.
Eğitime katılan 23 kursiyere, ''savaş muhabirliği, savaş hukuku, savaş teorisi ve terminolojisi, beden dili, yakın savunma, kimyasal ve biyolojik saldırılar, harita ve rota belirleme, savaşta hayatta kalma'' gibi konularda eğitim verildi.
Basın mensupları; 12 günlük kursta, 42 saati uygulamalı olmak üzere 85 saat ders gördü. İlk yardım temel bilgilerinin ağırlıklı üzerinde durulduğu eğitimlerde, kursiyerlere yaralanma, yanık, kırık, suni teneffüs ve kalp masajı konularında yetkinlik kazandırıldı.
Riskli bölgelerde yaşanabilecek olumsuzlukların minimize edilmesi ve can güvenliğinin sağlanmasını amaçlayan kursu başarıyla tamamlayan kursiyerler, sertifika ve savaş bölgelerinde geçerli kabul edilen uluslararası tanıtım kartı sahibi oldu.